• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/www.aenbi.com.tr?ref=ts&fref=ts
  • https://www.twitter.com/aenbicoaching
YAŞAM KOÇLUĞU randevusu için 
0543 887 55 91
AİLE KOÇLUĞU randevusu için
0543 887 5591
Mesleğe yeni başlayan Koçlara özel Mentörlük desteği için 
0543 887 55 91
Neuro Linguistic Programing NLP Mentörlük desteği için 
0543 887 55 91
YAŞAM KOÇLUĞU seans içeriği yazmayı öğrenmek için
0543 887 55 91
aenbi@aenbi.com.tr
YAŞAM KOÇLUĞU'nu destekleyici hizmet içi eğitimler için
0543 887 55 91
aenbi@aenbi.com.tr
AİLE KOÇLUĞU'nu destekleyici hizmet içi eğitimler için
0543 887 55 91

ANASAYFA

Şimdi ben bu yazıyı niçin yazıyorum ona geleyim. Dün Grinin 50 Tonu ve Karanlığın 50 Tonu sersini üst üste izledim. Aslında bazen seanslarımda danışanlarımın ‘izlediniz mi’ diye sormaları sonucu dikaktimi çekti. Hazır zaman yaratmışken izleyeyim dedim. İzlememek için direndiğim bu 2 devam filmini bu kadar geç izlediğim için çok pişman olduğum. Ve bu yazıyı kaleme almayı Jane Austen’a bir saygı niteliğinde olacağını hissettim. Bu hissi sevdim ve nihayet yazıyorum. Grinin 50 Tonu filmini izlemeye başladığımda kadın kahramanımızın İngiliz Dili Edebiyat’ı bölümünde okuyan ve Jane Austen hayranı olan genç bir kız olduğunu öğrenince ‘hooppala’ dedim. Nasıl yani. Genç kız, İngilizce’ye aşık ve Jane Austen’ın kitaplarındaki öğretiye bağlı kalarak
Kadınların aylık kanamalarının tarihten günümüze erkekler dünyasında lanetlenmiş bir şey olarak karşılanmasının sebepleri neler olabilir? ‘Kadın şeytandır’, ‘günahkardır’, ‘hele kanarken asla yaklaşılmaz’, ‘kadın fesattır, araya nifak sokandır’, ‘kadın hep erkeğin kontrolü altında kalmalıdır, yoksa düzen bozulur’, ‘kadın erkeğin namusudur. Eğer namusuna bir laf gelirse kesin kan dökülmelidir. Bu kan akıtılmazsa kadının namusu hem temizlenmez hem de ailenin adı lekeli kalır. İllaki intikam alınmalı ve o kan dökülmelidir’
Kızkardeşime dönüp şöyle dedim; gördün mü? İşte iletişim problemi denilen şey tam olarak bu. Halbu ki muavin şöyle dese eminim kadının psiklojisi ne olursa olsun işbirliği yapardı. Muavin aslında orta karar ses tonu kullanarak, gözlerinin içine bakarak, özür dileyerek şunu deseydi; -Hanımefendi ben bir hata yaptım. Siz ilk bindiğinizde sizi yanlış koltuğa yönlendirdim. Takdir edersinizki önceden bilet alan kişilerin biletlerinin üstünde koltuk numaraları yazıyor. Haliyle o kişiler Çandarlı’da binecekler. Ve ellerindeki bilette numarası yazan koltuğa oturmak isteyecekler. Bu sebeple siz, dalgınlığım sonucu yanlış yönlendirdiğim koltuğa oturdunuz. Rica etsem sizi şu koltuğa alayım. Yüksek ihtimalle o kadın kalkar, kendisine tahsis edilen koltuğa oturur, o kadar sert tepki vermezdi. Ne olursa olsun.
Yaşam Koçluğu seanslarına ihtiyacınız olup olmadığını saptamak için harika bir test. Mutlaka çözün. D ‘doğru’, Y ‘yanlış’ demektir. İkisi arasında kararsız kaldığınızda eğiliminiz en çok hangisine ise onu işaretleyin. Doğru ve Yanlış cevaplarınızı ayrı ayrı toplayın ve sonuçları aenbi@aenbi.com.tr adresimize bana mail yazın. Size yaşam kaliteniz ile ilgili sonuçları açıklayıp, mail ile ileteyim. Yaşam kaliteniz ne kadar güçlü acaba? Bakalım Yaşam Koçluğu seanslarına en çok kimin ihtiyacı var? Maillerinizi bekliyorum. Sevgi Alis YILDIRIM
Listenizi oluşturun. Üzerine düşünmek için harika bir tablo oluşturun. Derli, tablu ve yazılı düşünün. Kolay ilerlersiniz. Listenizi oluşturun. Üzerine düşünmek için harika bir tablo oluşturun. Derli, toplu ve yazılı düşünün. Kolay ilerlersiniz. Listenizi oluşturun. Üzerine düşünmek için harika bir tablo oluşturun. Derli, toplu ve yazılı düşünün. Kolay ilerlersiniz.
Yaşam Koçluğu, NLP değildir. NLP, Yaşam Koçluğu değildir. Peki niçin sık sık iç içe geçmiş gibi kullanılıyorlar? Niçin koçluk eğitimlerinin içeriğinde bir çok eğitmen ısrarla NLP eğitimi okutuyor? (Ki ben bunu onaylayan bir NLP ve KOÇLUK eğitmeni değilim. İkisi farklıdır. Birlikte öğreterek ikisine zarar vermiş olduğumuzu düşünüyorum. Yıllardır iki ayrı eğitim olarak okutmuşumdur.) Niçin birinin adı anılınca mutlaka diğerinin adı anılıyor? NLP açılımı; Neuro Linguistic Programming, Türkçe’de Zihin Dili Programlama olarak çevrildi. Kelime olarak uyumlu bir çeviri denilebilir. İçerik ve anlam olarak karşılığı değil. Bu sebeple bu çeviriyi eksik, güçsüz ve yetersiz bulmaktayım.
Mesleğe yeni başlayan yaşam koçları için. Açıklama: Bir koç olarak burada ‘bunlar depresyon belirtileri, siz depresyona girmişsiniz’ demek bir koçun haddini aşması demektir. Ha eğer ‘ben psikolog, psikiyatrist, psikoterapist, aile danışmanı’ bir koçsam biraz esnek davranarak ‘bu söyledikleriniz bana depresyonu anlattı sanki. Arzu ederseniz psikiyatriste görünmek, sizin için bu şartlar altında en uygunu olabilir’ dersiniz. Ama bu mesleklerden bir koç değilseniz yorum yapıp, koçluk sınırlarını ihlal etmeyiniz. Nasılki bu saydığım mesleklerden bir dostumuz, koçluk mesleğini bilmeden, koçluk yaptığını belirterek haddini aşıyorsa bu onlarında
Daima işini sev ve kendini zinde hissettiğinde seans yap. Kendini zorlama. Daima koçilerini (danışanlarını) sev ve onlara karşı sınırlarını bilerek fayda sağla. Daima seansta karşındaki kişinin yeterince zeki (5 duyu organı ile algılayan, sezgileri ile sezen), yeterince akıllı (bilgileri yorumlayan), yeterince sağlıklı ve iyi biri olduğunu aklından çıkarma. Daima koçine karşı saygılı ve faydalı ol. Daima koçinin aklının kendi kendine yeterli olduğunu hatırla ve kimsenin fikrine bakarak yaşamaması gerektiğini aklında tut.
Biz koçların insanların mükemmel bir potansiyelle doğdukları gibi bir ön kabulümüz vardır. Özellikle bu muhteşem yaşam enerjinizi, günlük hayatınızda hangi konulara, ne şekilde harcadığınızı hep merak ederiz. Özellikle biz koçlara gelen bir kişinin, daha ilk görüşmemizde enerjisini, hayatını oluşturan aktivitelerin kaçına, ne oranda harcadığını bilmek isteriz. Bu sebeple size bu sekiz ana bölümden oluşan Yaşam Çarkı’nı seansta işaretletiriz. Böylece özellikle son 1 ayda, hayatınızın hangi alanına, ne kadar enerji harcadınız bunu görmenizi sağlarız. Çünkü belkide hedefinize ulaşmanızı engelleyen
Yaşam koçluğu, bir sağlık hizmeti değildir. Yaşam koçluğu, psikolojik rahatsızlıkları iyileştirme ile ilgili değildir. Yaşam koçu problemlerinizi uzun uzadıya dinleyen ve size ne yapmanız gerektiğini söyleyen kişi değildir. Yaşam koçu, nerede, nasıl davranıp, kimlerle, ne yaşamanız gerektiğinin bilgisini vermez, veremez. O akıl hocası değildir. Psikiyatrinin sınırlarının kıyısına yaklaşan konular gündeme geldiğinde sizi, nazikçe psikiyatriste görünmeniz konusunda yüreklendirir.
Son yıllarda o kadar çok duydunuz ki bu etkileyici 2 kelimeyi. Bir çoğunuz Yaşam Koçlarının tam olarak ne yaptıklarını anlayamadı, eminim. Çünkü bir tv programında evrene enerji göndererek şifacılık yapan bir Yaşam Koçu izlediniz. Bir başka programda içeceğine bolca tuz koyarak danışanını bağlılığından kurtarmaya çalışan bir kişi veya göğsüne vurarak öfke kontrolü öğretmeye çalışan biri olarak gördünüz. Hatta çok ünlü şarkıcıların medyumluğunu yapan kişilerin bile topluma kendini Yaşam Koçu olarak tanıttığını da. Çoğu zaman kafanız karıştı. Yaşam Koçları size
İlişki; ilgi ve etkileşim ile yapılanmaya başlayan bir sürecin adıdır en genel anlamda. İlişkiye girmek ve ilişkiden çıkmak... Girilen ve çıkılan bir alan olarak algılıyoruz bu yapıyı galiba. Ne dersiniz? O halde ilişki bir alan olabilir. Bu varsayımdan yola çıkarsam kendi içinde mobilitesi olan bir alan. Peki nerede bu alan? Sınırları neresi? Ve daha bir çok soru sorulabilinir. Ben ilişkiyi sosyal psikolojik açıdan düşününce heyecanlanıyorum. Özellikle de Homans' ın alışveriş kuramı çerçevesinde. Homans, sosyal psikolojinin kurucuları arasında görülür. Özelliklede grup ilişkilerinin nasıl oluşup, ilerlediği ile ilgili fikirleri kültürel açıdan bize de uyuyor. İnsan ilişkisi, en az iki kişinin ilgi ve etkileşiminden doğar.
Peki nedir Yaşam Koçluğu? 1- Öncelikle, manevi bir destek çalışması değildir. Enerjiler, Reiki, Kuantum, medyumluk, meditasyon vb ile ilgili değildir. Aksine fazlasıyla materyalist, gerçekçi, zorlayıcı bir işleyiş süreci vardır. 2- Yaşam Koçluğu terapi, danışmanlık, psikoloji, sosyoloji, psikoterapi, psikiyatri vb değildir. 3- NLP hiç değildir. NLP ile Koçluk yapmanız mümkündür. Koçluk, NLP değildir. 4- DSM 5’te belirtilen tanıları karşılayan kişilerin sadece bir kısmıyla, o da Psikiyatristleri uygun görürse yaşam planı yapılandırmak için
Batı’da birçok Psikolog, Psikoloji’yi yeniden tanımlamak için çok doğum sancısı çekti. Arayışa çıktılar. Çok uğraştılar. Çok yoruldular. Felsefenin, sanatın, özellikle de müziğin ve resmin kapısını o kadar çok çaldılar ki, bir dönem kendilerini sanatın ve felsefenin içinde kaybettiler. Psikoloji’yi yeniden kurmak adına giriştikleri bu macerada içinde kayboldukları sadece felsefe ve sanat mıydı? Elbette hayır? Spiritüelliğin de içine fazlasıyla girdiler (medyumlarla ruh çağırmak, sezgi ile elde edilen imge ve semboller… Tüm bunlardan farklı olarak 5000
Sevgi, kişiyi herhangi soyut ve somut bir nesneye yakın ilgi ve sadakat göstermeye iten bir olgudur. Dikkat edin, yakın ilgi ve sadakat sevgi ile mümkündür. Eşiniz, sevgiliniz, çocuğunuz, ebeveyniniz, kardeşleriniz, akrabalarınız, arkadaşlarınız sizin ile sürekli tartıştıklarını mı vurguluyorlar? Sizi geçimsiz mi buluyorlar? Sürekli her şeyi ters tarafından gördüğünüzü, sürekli negatif olduğunuzu, hep en kötüsünü düşündüğünüzü ve gergin olduğunuzu mu söylüyorlar? O halde haklılar. Peki soruyorlar mı siz niçin böylesiniz?
Saygı kavramı her kişinin bir sınırı yani özgürlük alanı olduğunu anlatır. Saygı kişinin kendi sınırlarını tanıması açısından bebeğe öğretilmesi en gerekli olan kavramlardan biridir. Peki bir bebeğe nasıl öğretilir? Aç ve dışkı temizliği, uyku gibi temel ihtiyaçlarını zamanında mutsuzluk yaşamadan karşılamaya özen göstermek. O istemediği halde zorla yemek yedirmeye kalkışmamak. Kucağına gitmek istemediği kişiye zorla vermemek. Dışkılı bezini değiştirmemeniz için direndiğinde zor kullanmamak. Uyuduğunda sık sık uykusunu bölmemek gibi... Bebeğin bu kişiliğinin oluşu seyrinde onun doğal ihtiyaçlarına saygı
Öz güveniniz her an düşüp, ibre tekrar yükselebilir. Bu sadece günlük yaşantılarınızdan etkilenme ve onları kaale alma durumunuza göre belirlenemez. Özellikle öz güven siz daha henüz doğmuşken temeli atılan bir süreçtir. Doğduğunuz an kordon bağınızı kesip, sizi annenizin kucağına uzattıklarında, annenizden aldığınız ilk dokunuştan gelen mesaj aracılığıyla, istenen bir bebek misiniz yoksa az istenen bir bebek mi anlıyorsunuz. Ve günler geçiyor…Siz bebekken annenizin, sizin temel ihtiyaçlarınızı karşılama şekline göre istenen biri misiniz yoksa az istenen mi, her acıktığınızda ya da dışkınızı yapar






WhatsApp KOÇLUK RANDEVU HATTIMIZ 0543 887 55 91